Lavinia. Stop.

[Lavinia’ya dair marazlarımın
ve madiklerimin şiiridir]

Özdemir Asaf’tan özür dilerim

sana gitme demeyeceğim
az otur, sonra gidersin Lavinia
gel bir çay içelim
şekerini ben atayım
üç virgül kırk sekiz tane
sen çayını içerken ben de ezberleyeyim seni
-evet, ezberci sistemin kurbanıyım
üç kişilik sıralarda yaşken eğilmiştim arka sıraya doğru-
biraz kilo mu almışsın?
yakışmış.
anoreksiya senden uzak olsun
bir dirhem et, bin yüz altmış yedi ayıp örter.
-küsurat verdim ki; yalan söylediğim anlaşılmasın.

sana gitme demeyeceğim
lütfen, defol Lavinia
biz cep telefonlarına güvenirdik o zamanlar
ve bitebilen bataryalara
iyi icattı hayta. kabul ederdik amenna
itimadım elli beş buçuk cevapsız çağrıyla bitti
buçuklarda kısmet değilmişiz,
tam olamadık bi’ türlü
ama gelirsen de yok demem hala
bir müsait zamanda
mesela öğleden sonra
taksim börgırın önünde,
tamda ya da buçukta
sen kalabalığa aldırma
gel ya hu. bendensin.
geciksen de mühim değil,
ben beklerim
gelince seni sevdiğimi de söylerim belki
CD nezaretinde bozuk plak sendromu bu
emeğe saygı göster. idare et lütfen
klaket “seni seviyorum” kestik.
Sahne tekrar no: iki yüz elli sekiz
-küsurat verdim ki; yalan söylediğim anlaşılmasın

-Melih Tuğtağ

not: hiç bir sayı tesadüfen birlikte olmaz